Yakın zamanda kamuoyuna açıklanan Jeffrey Epstein belgeleri, skandal bir detayı daha gün yüzüne çıkardı: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası halefinin konuşulduğu iddia ediliyor. Pedofili ve cinsel istismar ağı kurmakla suçlanan milyarder Jeffrey Epstein’ın, Putin’in yerine geçecek kişiyi bildiği ve hatta bu bilgiyi Amerikalı bir istihbarat yetkilisiyle tartıştığı öne sürüldü. Bu çarpıcı iddialar, Epstein’ın kirli ilişkiler ağının sadece cinsel istismarla sınırlı kalmayıp, uluslararası siyaset ve istihbarat dünyasına uzanabileceğine dair yeni soruları beraberinde getiriyor.
Belgeler, Epstein’ın eski asistanı Sarah Kellen ile CIA’de görevli olduğu belirtilen eski erkek arkadaşı arasında 2010 yılında geçen bir konuşmayı içeriyor. Kellen, erkek arkadaşına Epstein’ın “İsrail hükümeti için istihbarat topladığını” iddia ettiğini ve “Putin’in yerine kimin geçeceğini bildiğini” söylediğini aktarıyor. Bu bilgi, Epstein’ın kendisini sadece bir finansçı olarak değil, aynı zamanda uluslararası arenada etkili bir bilgi kaynağı olarak konumlandırmaya çalıştığını gösteriyor.
Epstein’ın İstihbarat Bağlantıları ve Rusya İddiaları
Federal yargıç Loretta Preska’nın kararıyla mühürleri kaldırılan binlerce belge arasında yer alan bu kayıtlar, Epstein’ın iddia edilen istihbarat bağlantılarına dair en dikkat çekici detaylardan birini sunuyor. Sarah Kellen’in erkek arkadaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde, Epstein’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yerine geçecek isim hakkında bilgisi olduğu yönündeki beyanları, milyarderin sıradan bir suçlu profilinin çok ötesinde bir ağa sahip olabileceğine işaret ediyor.
Kimler Tartıştı ve Ne Zaman?
- Kimler: Jeffrey Epstein’ın asistanı Sarah Kellen ve CIA’de çalıştığı belirtilen eski erkek arkadaşı.
- Ne Zaman: 2010 yılında, telefon görüşmeleri sırasında.
- Ne: Kellen, Epstein’ın kendisine “İsrail hükümeti için istihbarat topladığını” ve “Putin’in halefini bildiğini” söylediğini aktarıyor.
Aynı konuşmalar sırasında Kellen, Epstein’ın dönemin önemli siyasetçileri olan Donald Trump ve Bill Clinton hakkında da “zarar verici bilgilere” sahip olduğuyla övündüğünü iddia etti. Bu açıklamalar, Epstein’ın yüksek profilli isimlerle olan ilişkilerini bir güç aracı olarak kullandığına dair spekülasyonları güçlendiriyor. Belgeler, Epstein’ın kurduğu ağın sadece cinsel suçlarla değil, aynı zamanda uluslararası entrika ve şantaj potansiyeliyle de iç içe olabileceği yönünde güçlü işaretler taşıyor.
Geniş Kapsamlı Deşifre Süreci
Jeffrey Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell’in davası sırasında mühürlü kalan ve mahkeme emriyle kamuoyuna açıklanmaya başlanan belgeler, milyarderin pedofili ağında yer alan veya temas kurduğu yüzlerce ismin ifşa olmasına neden oluyor. Bu süreç, Epstein’ın sadece küçük yaşta kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla değil, aynı zamanda dünya çapında nüfuz sahibi kişilerle olan gizemli ilişkileriyle de gündemde kalmasını sağlıyor. Her yeni belge detayı, Epstein dosyasının derinliğini ve karmaşıklığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Epstein’ın ağının ne kadar geniş ve derin olduğu, Rusya liderinin olası halefine dair bu tür bir iddianın ortaya çıkmasıyla daha da belirginleşiyor. Bu durum, olayın sadece bir cinsel suç skandalı olmaktan çıkıp, uluslararası güç dengeleri ve istihbarat dünyasıyla bağlantılı bir boyuta ulaştığına dair tartışmaları alevlendiriyor. Belgelerin tam anlamıyla deşifre edilmesiyle daha hangi şok edici detayların ortaya çıkacağı merak konusu.
