İran, nükleer programının “kırmızı çizgisi” olduğunu ve herhangi bir müzakereye tabi olmadığını bir kez daha vurgularken, Viyana’da devam eden görüşmelerde yaptırımların kaldırılmasına yönelik müzakerelere hazır olduğunu belirtti. Tahran’ın bu net duruşu, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmayı yeniden canlandırma çabalarında kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkesinin nükleer kapasitesinin iç işleri olduğunu ve dış müdahaleye kapalı olduğunu ifade etti. Hatibzade, nükleer programlarının ‘kırmızı çizgileri’ olduğunu ve bunun müzakere edilemez bir konu olduğunu güçlü bir şekilde dile getirdi. Ancak, ülkesinin nükleer anlaşmaya tam uyum karşılığında tüm ABD yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik müzakerelere kapısının açık olduğunu yineledi.
Viyana Müzakerelerinde Ne Aranıyor?
İran ile E3+2 ülkeleri (Almanya, Fransa, İngiltere, Çin ve Rusya) arasında Viyana’da devam eden dolaylı görüşmelerin ana gündem maddesi, ABD’nin anlaşmaya geri dönüşü ve İran üzerindeki yaptırımların kaldırılması üzerine odaklanıyor. ABD, Donald Trump yönetiminde 2018’de anlaşmadan çekilmiş ve İran’a yönelik sert yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. İran da buna karşılık, anlaşmadaki nükleer kısıtlamaları aşamalı olarak ihlal etmeye başlamıştı.
İran’ın Şartları Neler?
- Yaptırımların Kaldırılması: İran, ABD’nin anlaşmaya geri dönmesi ve 2018’den bu yana uygulanan tüm yaptırımları kaldırması konusunda ısrarcı.
- Doğrulama Mekanizması: Tahran, yaptırımların gerçekten kaldırıldığını uluslararası düzeyde doğrulanabilir bir mekanizma ile garanti altına alınmasını talep ediyor.
- Gelecek Garantisi: İran, ABD’nin gelecekte anlaşmadan tekrar çekilmemesi yönünde bağlayıcı garantiler istiyor. Bu, özellikle Beyaz Saray’daki yönetim değişikliklerinin anlaşmanın kaderini etkilememesi için kritik bir talep.
Hatibzade, Viyana’daki görüşmelerin bir “uzlaşma” değil, “tam bir anlaşma” ile sonuçlanması gerektiğini belirtti. İran’ın “ekonomik terörizm” olarak nitelendirdiği ABD yaptırımlarının kaldırılmasının, müzakerelerin temelini oluşturduğunu vurguladı. İran tarafının iyi niyetle müzakerelere devam ettiğini ve sürecin uzatılmasından yana olmadığını ekledi.
Müzakerelerdeki İlerleme ve Beklentiler
Taraflar, Viyana’daki görüşmelerde belli bir ilerleme kaydedildiğini kabul etmekle birlikte, hâlâ aşılması gereken ciddi engellerin bulunduğuna dikkat çekiyor. İran’ın nükleer programının niteliği, uranyum zenginleştirme seviyeleri ve santrifüj sayısı gibi konular, ABD ve diğer Batılı güçler için temel endişe kaynakları olmaya devam ediyor. Ancak İran, bu konuların JCPOA çerçevesinde ele alındığını ve anlaşmanın mevcut haliyle dahi şeffaflık ve denetim mekanizmaları sağladığını savunuyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile İran arasındaki teknik işbirliğinin devam ettiği, ancak Ajans’ın denetim yeteneklerinin Trump dönemi yaptırımları ve İran’ın karşı adımları nedeniyle kısıtlandığı biliniyor. Müzakerelerin nihai amacı, ABD’nin anlaşmaya geri dönmesi ve İran’ın nükleer kısıtlamalarına tam uyum sağlamasıyla, Ajans’ın denetim yeteneklerinin de eski seviyesine getirilmesidir.
Viyana’daki görüşmelerin bir sonraki turunun ne zaman yapılacağı henüz netleşmese de, tüm taraflar diplomatik çözüm arayışının devam ettiğini belirtiyor. İran’ın net kırmızı çizgisi ile Batılı ülkelerin güvenlik endişeleri arasındaki dengeyi bulmak, bu karmaşık müzakerelerin en büyük zorluğu olmaya devam edecek.
