İran’da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önde gelen adaylarından Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Pezeşkiyan, bu hassas görüşmelerin ülkenin ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’in bilgisi ve mutlak onayıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Pezeşkiyan’ın açıklamaları, seçim kampanyası sürecinde İran’ın dış politika gündemini ve uluslararası ilişkilerdeki konumunu netleştirmeye yönelik bir adım olarak yorumlandı. Aday, müzakerelerin devletin en üst düzeyindeki yetkinin ve stratejik bir kararın ürünü olduğunu vurguladı.
Müzakerelerin Arkasındaki Kim?
Cumhurbaşkanı adayı Pezeşkiyan, ABD ile temasları sürdüren kilit ismin Ayetullah Ali Hamaney’in baş danışmanı ve nükleer müzakerelerde baş müzakereci olarak görev yapan Ali Bagheri olduğunu teyit etti. Bu durum, müzakerelerin sadece diplomatik bir girişimden öte, İran devletinin stratejik bir politikası olduğunu gösteriyor.
Hamaney’in Rolü
Pezeşkiyan, yaptığı açıklamada “ABD ile müzakereleri yürüten kişi, Hamaney’in baş danışmanı Ali Bagheri’dir. Bu müzakereler Hamaney’in bilgisi ve onayıyla yapılmaktadır” ifadelerini kullandı. Bu net ifade, İran’ın dış politikasında liderin merkezi ve belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Ülkenin ulusal çıkarlarını ilgilendiren böylesine kritik bir konuda, kararların en üst makam tarafından verildiği ve denetlendiği anlaşılıyor.
Bagheri’nin Pozisyonu
Ali Bagheri’nin müzakerelerdeki konumu ve Hamaney ile olan yakın bağı, bu görüşmelerin sıradan bürokratik temaslar olmadığını, aksine İran rejiminin bizzat liderlik kadrosu tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor. Bu, özellikle uluslararası yaptırımların kaldırılması ve nükleer programla ilgili konularda yürütülen hassas görüşmelerin arkasındaki ciddiyeti vurgulamaktadır.
Neden Bu Açıklama Yapıldı?
Pezeşkiyan’ın bu açıklamayı yapmasının birkaç nedeni olabilir. Öncelikle, seçim kampanyası sırasında dış politika konusunda şeffaflık sağlamak ve seçmenlere güven vermek istemiş olabilir. Ayrıca, müzakereler konusunda farklı yorumlar ve spekülasyonlar olabileceği düşüncesiyle, İran’ın resmi duruşunu netleştirmek ve “müzakereler konusunda yetkisiz kişilerin konuşmadığını” belirtmek amacını taşımış olabilir. Bu, aynı zamanda, potansiyel bir cumhurbaşkanı olarak kendisinin de bu politikaya tam destek verdiğini ve devletin birliğini önemsediğini göstermenin bir yolu olarak da görülebilir.
İran Siyasetindeki Yeri
İran’da dış politika ve nükleer meseleler, en hassas konulardan biridir ve genellikle doğrudan dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in denetimi altındadır. Pezeşkiyan’ın bu açıklaması, ABD ile herhangi bir diyaloğun ancak Hamaney’in onayıyla ve ülkenin ulusal çıkarları doğrultusunda yapılabileceği ilkesini bir kez daha teyit etmiştir. Bu durum, gelecekteki olası müzakerelerde de benzer bir hiyerarşik yapının işleyeceğine işaret etmektedir.
