Dünya genelindeki toplam borç miktarı, 2023 yılı sonunda 313 trilyon dolar gibi astronomik bir seviyeye ulaşarak tüm zamanların en yüksek rekorunu kırdı. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından açıklanan verilere göre, bu rakam küresel ekonomideki kırılganlıkları ve artan riskleri gözler önüne seriyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki borçlanma eğilimi, endişe verici boyutlara ulaştı.
Küresel borçlar, 2023 yılında bir önceki yıla göre 15 trilyon dolar artış gösterirken, pandemi öncesinden bu yana toplamda 33 trilyon dolarlık bir yükseliş kaydetti. Bu devasa artışa rağmen, küresel borcun gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı, 2022’deki %338 seviyesinden 2023’te %330’a geriledi. Bu düşüşte, enflasyon ve güçlü ekonomik büyümenin nominal GSYİH’yi artırarak borç yükünü oran olarak hafifletmesi etkili oldu.
Küresel Borçlardaki Rekor Artışın Detayları
Kimler Borçlandı: Gelişmekte Olan Ülkelerin Rolü
Küresel borç artışının önemli bir kısmı, gelişmekte olan piyasalardan (EM) kaynaklandı. Bu ülkelerin toplam borcu, 2023 sonunda 105 trilyon dolara ulaştı ve IIF raporuna göre yeni bir rekor kırdı. Özellikle şu ülkelerdeki artışlar dikkat çekti:
- Çin
- Hindistan
- Meksika
- Brezilya
- Vietnam
- Arjantin
- Mısır
- Suudi Arabistan
Bu ülkelerdeki artan borçlanma, sürdürülebilirlik açısından soru işaretleri yaratıyor ve bazı ekonomilerin kırılganlığını artırıyor.
Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) Gelen Uyarılar
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel borç yükünün özellikle düşük gelirli ülkeler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu defalarca vurguladı. Georgieva’ya göre, düşük gelirli ülkelerin yarıdan fazlası halihazırda borç sıkıntısı içinde veya yüksek risk altında. IMF, bu duruma karşı şu önerilerde bulunuyor:
- Daha fazla mali alan yaratılması
- Borç çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi
- Veri şeffaflığının ve kalitesinin artırılması
Bu adımların, küresel borç krizinin derinleşmesini önlemek için hayati önem taşıdığı belirtiliyor.
Artan Faiz Oranlarının Etkisi
Son dönemdeki yüksek faiz oranları, hükümetler ve şirketler için borçlanma maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Bu durum, özellikle yüksek borçlu ekonomilerin faiz ödemeleri için bütçelerinden daha büyük paylar ayırmasına neden oluyor. Artan maliyetler, kamu hizmetlerine ayrılan kaynakları azaltabilir ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir.
Geleceğe Yönelik Beklentiler
IIF’nin değerlendirmelerine göre, küresel borç miktarının artmaya devam edeceği öngörülüyor. Enstitü, dünya genelindeki borç yükünün 2024 yılı sonuna kadar 315 trilyon doları aşmasını bekliyor. Bu beklenti, hükümetlerin, merkez bankalarının ve uluslararası kuruluşların borç yönetimi stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine işaret ediyor.
Küresel borçlardaki bu rekor artış, dünya ekonomisi için yakın gelecekte önemli zorluklar ve riskler barındırıyor. Borç sürdürülebilirliği, mali disiplin ve güçlü ekonomik büyüme, bu tehditlerin üstesinden gelmek için kritik unsurlar olarak öne çıkıyor.
