Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin demografik geleceği açısından kritik bir uyarıda bulunarak, ülkedeki doğurganlık oranının hızla düşüş kaydettiğini ve bu durumun potansiyel tehlikelere yol açabileceğini belirtti. Bakan Göktaş, 2023 yılı itibarıyla Türkiye’de doğurganlık oranının kadın başına 1.51 çocuğa gerilediğini ve bu rakamın, nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2.1’in oldukça altında seyrettiğini vurguladı.
Bu düşüş, ülkenin demografik yapısı üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. 2001 yılında kadın başına 2.38 olan doğurganlık oranı, son 22 yılda önemli bir düşüşle 1.51’e inmiş durumda. Bu trend, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus yapısını tehdit eden önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.
Doğurganlık Oranı Neden Düşüyor?
Bakan Göktaş ve Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, doğurganlık oranındaki düşüşün çok yönlü sosyoekonomik faktörlere dayandığını ifade etti. Şehirleşmenin artması, kadınların işgücüne katılım oranının yükselmesi, eğitim seviyesinin artışı ve değişen yaşam tarzları, ailelerin çocuk sahibi olma tercihlerini etkileyen başlıca etkenler arasında yer alıyor. Ekonomik koşullar, çocuk yetiştirmenin maliyeti ve iş-yaşam dengesi gibi konular da bu düşüşte etkili oluyor.
Hükümetin Demografik Krize Karşı Adımları Neler?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, doğurganlık oranındaki düşüşün önüne geçmek ve aile yapısını güçlendirmek amacıyla çeşitli politika ve programlar geliştirmeyi hedefliyor. Bakan Göktaş, bu konuda atılacak adımları şu başlıklar altında özetledi:
- Aileyi Koruyucu ve Güçlendirici Politikalar: Doğurganlık oranını artırıcı ve aile kurumunu destekleyici yeni sosyal politikaların hayata geçirilmesi.
- Şehir Planlamasında Aile Odaklılık: Şehirlerin, ailelerin ihtiyaçlarına daha uygun, çocuk dostu ve yaşam kalitesini artırıcı mekânlar sunacak şekilde planlanması.
- Ekonomik Destekler ve Teşvikler: Ailelere yönelik mali desteklerin artırılması, çocuklu ailelerin yaşam standartlarını yükseltecek ekonomik teşviklerin sağlanması.
- Eğitim ve Bilinçlendirme Çalışmaları: Toplumda aile değerlerinin ve çocuk sahibi olmanın önemine dair farkındalık oluşturulması.
- İş-Yaşam Dengesi: Çalışan ebeveynlerin iş ve aile sorumluluklarını dengelemelerine yardımcı olacak esnek çalışma modelleri ve kreş gibi destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması.
Bakan Göktaş: “En Kıymetli Varlığımız Ailemizdir”
Bakan Göktaş, aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu ve bu yapının korunmasının ülkenin geleceği için hayati önem taşıdığını vurguladı. “Geleceğin dünyasında var olabilmek için sağlıklı bir aile yapısına sahip olmalıyız. En kıymetli varlığımız ailemizdir ve onu korumak hepimizin sorumluluğundadır,” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Leman Yenigün ise, Bakanlığın 81 ilde sahada yaptığı çalışmalarla, ailelerin beklenti ve ihtiyaçlarını anlama ve buna yönelik çözüm üretme gayretinde olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bu demografik meydan okuma, hükümetin öncelikli gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda. Atılacak doğru adımlar ve sürdürülebilir politikalar, ülkenin hem sosyal hem de ekonomik kalkınması için kritik bir rol oynayacak.
