Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Soruşturma, Özel’in 22 Eylül 2020 tarihinde yaptığı, bazı siyasetçilerin tutukluluk hallerinin devamına karar veren hakim ve savcılara yönelik sözleri üzerine açıldı. Adalet Bakanlığı’nın şikayeti ve soruşturma izni sonrası hukuki süreç resmen başlamış oldu.
Bu gelişme, Türkiye siyasetinde muhalif isimlere yönelik artan hukuki süreçlere bir yenisini eklerken, CHP kanadından “muhalefeti susturma girişimi” olarak değerlendirildi. Özel’in söz konusu açıklamaları, tutuklu siyasetçiler Selçuk Mızraklı, Leyla Güven ve HDP’li Abdullah Zeydan’ın dosyalarına ilişkin yargı kararlarını hedef alıyordu.
Özel’in Tartışmalı Sözleri Ne Hakkındaydı?
Soruşturmaya konu olan açıklamalar, 22 Eylül 2020 tarihinde yapıldı. Özgür Özel, tutuklu bulunan siyasetçiler Selçuk Mızraklı, Leyla Güven ve Abdullah Zeydan’ın cezaevinde kalmaya devam etmeleri yönünde karar veren hakim ve savcıları hedef almıştı. Özel, bu yargı mensuplarını “kıta hakimleri” olarak nitelendirmiş ve “namus” vurgusu yaparak, yargının bağımsızlığını sorgulayan eleştirilerde bulunmuştu. Bu ifadelerin, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu oluşturabileceği iddia edildi.
Hukuki Süreç Nasıl İşledi?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel hakkında gelen şikayetler üzerine öncelikle bir değerlendirme yaptı. Milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle doğrudan soruşturma başlatamayan Başsavcılık, Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep etti. Adalet Bakanlığı, yapılan incelemeler sonucunda Özel hakkındaki söz konusu ifadelerin soruşturulmasına onay verdi. Bu onayın ardından Başsavcılık, ilgili kanun maddesi uyarınca Özel hakkında resmen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Özel’in ifadeye çağrılması veya yazılı savunmasının alınması bekleniyor.
CHP’den Tepki: ‘Susturma Girişimi’ İddiası
Özgür Özel hakkında başlatılan soruşturma kararı, CHP cephesinde sert tepkilere neden oldu. Parti yöneticileri ve milletvekilleri, bu tür hukuki süreçlerin muhalefetin sesini kısmaya ve eleştiri haklarını engellemeye yönelik bir girişim olduğunu savundu. CHP’li yetkililer, milletvekillerinin halkın sorunlarını dile getirme ve yargı süreçlerini eleştirme haklarının Anayasal güvence altında olduğunu vurgulayarak, bu tür soruşturmaların demokrasiye ve ifade özgürlüğüne darbe vurduğunu ifade ettiler. Özel’in de benzer bir açıklama yaparak, eleştirilerinin arkasında durduğu ve hukuk önünde hesap vermeye hazır olduğu belirtildi.
Muhalif Siyasetçilere Yönelik Benzer Süreçler
Özgür Özel hakkındaki bu soruşturma, Türkiye’de son dönemde muhalif siyasetçilere yönelik yürütülen benzer hukuki süreçlerin bir devamı niteliğinde. Daha önce de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na “kamu görevlilerine alenen hakaret” suçundan dava açılmıştı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise “Cumhurbaşkanına hakaret” başta olmak üzere çeşitli suçlamalardan mahkumiyet almıştı. Bu vakalar, siyasi muhaliflere yönelik yargısal süreçlerin siyasetin olağan akışının bir parçası haline geldiği yönündeki tartışmaları alevlendiriyor.
